Transilvanya'nın derinliklerindeki Salina Turda, yüzyıllarca tuz çıkarılan dev galerilerini bugün yeraltı gölü, panoramik dönme dolap ve sıra dışı etkinlik alanlarıyla gerçeküstü bir keşif noktasına dönüştürüyor.
Neden ilginç?
Burası klasik bir maden gezisinden çok, yerin altına kurulmuş bilimkurgu şehrini andırıyor. Rudolf Madeni'nin dev boşluğunda 20 metre yüksekliğinde panoramik dönme dolap, mini golf, spor alanları ve amfitiyatro bulunuyor. Theresa Madeni'nde ise tuz duvarlarının arasında oluşmuş bir yeraltı gölünde küçük teknelerle gezilebiliyor. Eski maden galerileri, dev tuz duvarları ve modern ışıklandırmalar birleşince ortaya dünyanın en sıra dışı yeraltı mekânlarından biri çıkıyor.
Yüzyıllar boyunca büyüyen maden, 1932'de tuz üretimine kapatıldı. Ancak yeraltındaki dev galeriler terk edilmedi. II. Dünya Savaşı sırasında sığınak olarak kullanıldı; daha sonraki yıllarda bazı bölümleri peynir depolamak için değerlendirildi.
1992'de ziyaretçilere açılan Salina Turda, büyük bir dönüşüm projesinin ardından 2010 yılında yeniden doğdu. Bir zamanlar madencilerin çalıştığı karanlık galeriler, bugün ışıklar altında insanların gezdiği ve hatta eğlendiği sıra dışı bir yeraltı dünyasına dönüştü.
Coastolia Notu
Tuz duvarlarının çevrelediği karanlık bir yeraltı gölünde tekneyle dolaşmak, Salina Turda'nın en unutulmaz taraflarından biri.