Kızıl topraklı bir yolun iki yanında yükselen dev baobablar, özellikle gün doğumu ve batımında Madagaskar’ın en unutulmaz manzaralarından birini oluşturur.
Neden ilginç?
Çünkü yol boyunca yükselen ağaçlar, yalnızca Madagaskar’da doğal olarak yetişen Grandidier baobablarıdır. Yerel dilde “ormanın annesi” anlamına gelen renala adıyla bilinen bu devler, bir zamanlar bölgeyi kaplayan geniş ormanın ayakta kalan izleridir.
Baobabların kalın gövdeleri su depolamalarına yardımcı olur. Bugün tek başlarına yükselseler de geçmişte başka ağaçlarla çevrili büyük bir ormanın parçalarıydılar; tarım, yangın ve ormansızlaşma sonucunda çevredeki bitki örtüsünün önemli bölümü kayboldu.
Gün batımında kızıl toprak turuncuya döner, uzun gövdeler koyu siluetler hâlinde gökyüzüne uzanır. Bu nedenle Baobab Yolu yalnızca ağaçların görüldüğü bir durak değil, kaybolan bir ormanın sessiz hatırasıdır.
Coastolia Notu
Ağaçların gövdelerine yazı yazma, köklerine tırmanma ve tarım alanlarına izinsiz girme. Fotoğraf çekerken yolu kullanan yerel halkın ve araçların geçişini engelleme.